Gerilla Pazarlama ?

wroten by F1R3


Gerilla Marketing


“Guerilla” kelimesi ilk olarak tahmin edileceği üzerine bir savaşda ortaya çıkdı.Köken olarak ispanyolcadan gelmektedir.İspanyolların Fransız Napolyana karşı 1807 – 1814 yılları arasında sürdürdüğü direnişde ilk defa bu kavram kullanıldı.Çete harbi,çete mücadelesi  anlamına gelen “Guerilla”  nın zayıfların silahi olduğunu söyleyebiliriz.Taktiksel olarak da düşmana “asker” olarak görülmeden düşmanı püskürtmek,ortadan kaldırmak için kullanılmıştır.Gerilla yada gerilla taktiği ilk olarak  “Özgürlük Savaçcısı – Ernesto “CHE” Guevara” tarafından avrupaya tanıtılmıştır.Gerilla taktikleri akılcıydı,dezavantajları avantaja çeviren bir yapıdaydı.Düşmanı moralmen çökertmeyi hedefler ve onlara bir dakka bile rahat vermeden düşmanı heran savaş olurcasına hazır tutmayı hedeflerdi.Düşman birdahaki saldırının nezaman nerden geleceğini asla tahmin edemezdi.


Image Hosted by ImageShack.us


“Gerilla Taktiği”in kullanımı ilk olarak 1960 lı yılların ortalarında Amerikada “Pazarlama ve Reklam” alanında görülmüştür.Bu yıllarda meydana gelen Vietnam istilası ve oradaki halkın gerilla taktiğini başarıyla kullanması Marketing sektörünü etkilemiştir.Şirketler kendi gelirlerini agressiv politikalarla arttırma yoluna gitmiştir.

“Guearilla Marketing” in amacı kendi mallarına,hizmetlerine,tekliflerine olan ilgiyi en yükseye çıkarırken bu uğraş için harcanılan kaynakları,masrafları en aza indirmektir.Gerilla Marketing tıpki bir gerilla savaşcısı gibi dikkati başka bir tarafa çekmeye çalışır.Bunu yaparkende uyguladıkları politikalar “ değişik,şaşırtıcı,orginal,eğlendirici” dir.Herşey küçük bir bütçeyle meydana gelir.

Gerilla Marketing ilk başlarda sadece küçük firmaların büyük firmalarla daha iyi mücadele edebilmesi için kullanılmışdır.Bundan dolayı gerilla marketing fikrinin öncülerinden Jay Conrad Levinson bu yaklaşımı bir “yıpratma” saldırısı olarak tanımlar.

Gerilla Marketing de önemli olan bir noktada esnekliktir.Şirketler yayılma alanlarının,karlarının,aktivitelerinin azalmasını önlemek için her duruma karşı tıpki bir gerilla gibi esnek olmalıdırlar.Kaynaklarını yeni fırsatlara hızlı ve en etkin bir şekilde yönlendirebilmelidirler.Pazar da oluşabilecek hertürlü durumu önceden tahmin etmek,sonsuz rekabet ortamında ayakta kalabilmek içinde bulundukları durumu iyi analiz etmelidirler.

Gerilla Marketing de şirketler Marketing stratejilerini oluşturmak için mutlaka fiyat politikalarına dikkat etmek zorundadırlar.Sundukları ürünler , teklifler şaşırtıcı,agressiv olmalıdır.

Gerilla Marketing uygulamalarının diğer önemli tarafı ise mesajın olabildiğince kişiye en etkin bir şekilde yayılmasıdır.Bunun içinde günümüzde 1 milyar kullanıcıya ulaşan internet paha biçilmez bir uygulama alanıdır.İnternet Blogları, online magazin-gazete-dergiler ile,chat ve forum sayfaları ile etkili bir şekilde iletilmek istenen mesajın yayılması sağlanır.Guerilla Marketing içinde bahsedebileceğimiz bir alt dal ise almanca Moskito Marketing ingilizce ise Mosquito Marketing olarak isimlendirilen “sivrisinek pazarlama” dır.


 

Virüslü Pazarlama ?

wroten by F1R3


"

Viral pazarlama, adını virüslerin yayılma şeklinden almış ağızdan ağıza pazarlamanın bir alt kategorisidir. Viral pazarlama ağızdan ağıza pazarlamaya eşit değildir ama en önemli kategorilerinden birisidir. En temel fark, viral pazarlamanın sonunda bir aksiyon olması ve bu aksiyonun oluşabilmesi için gerekli olan medyumun da pazarlamacı tarafından hazırlanması gerektiğidir. Viral pazarlamanın yükselen pazarlama değeri olmasının en önemli nedeni, pazarlama ortamlarının yüksek maliyetlere gelmesi ve karlılıkların bu ticari ortamda, geleneksel pazarlama mecralarının maliyetlerini karşılayamamasıdır.

Günümüzde en çok kullanan medyum, yaygınlığı ve yüksek görsel-multimedya seçeneği ile internettir. Hemen her markanın, ürünün bir web sitesinin/blogunun olduğu günümüzde, "arkadaşını getir", "arkadaşını haberdar et" tarzı viral uygulamaların sayısı tüm viral pazarlama çalışmalarının büyük bir yüzdesini oluşturmaktadır.

Bir viral pazarlama kurgusu düzenlemek için 3 temel elemente ihtiyaç duyulmaktadır. Birdan birisi dahi eksik/zayıf oluşursa, kampanyanın başarısı da zorlaşacaktır. Bu elementeler;

  1. Yayma motivatörü
  2. Alma motivatörü
  3. Yayılma ortamı (Medyum)

Image Hosted by ImageShack.us


Yayma motivatörü, sizin viral kurgunuzun asıl amacı olan, iletmek istediğiniz mesajınızı, seçtiğiniz yayıcıların yayması için nedendir. Yayıcıların soracağı "Neden kendimi yorup mesajını yayayım ki?" sorusunu pazarlamacılar kendi kendilerine defalarca sormalı ve gerçekten işe yarar bir cevap bulmalılar. Çok kritik bir yanlış anlamanın altını çizmeliyim; "neden yayayım?" sorusunun cevabı, yayılacak mesajın gücü veya kullanıcıya olan faydası değildir! Sizin mesajını ne kadar güçlü olursa olsun, faydası ne kadar yüksek olursa olsun, yayma motivatörü olmasını gerektirmez. Bir örnek vermek gerekirse lotoda kazanacak 6 rakamı bir müşterinize söylerseniz, bu çok kıymetli bir bilgidir ama yaymak için bir sebep değildir. (Hatta insan psikolojisi olarak düşünürseniz, yayılmaması müşterinizin tercihi olacaktır). Veya daha sıradan bir önek vereyim, zayıflatan bir yoğurt ürettiniz ve müşterinize bunun iletişimini yaptınız. Müşteriniz bu mesajınızı satın alırsa kullanacaktır ama yayacağının garantisi yoktur. Neden yaysın ki? İşte bu sorunun cevabı verilmelidir.

Yayma motivatörünü belirlerken, her türlü motivasyon kuramlarını kullanabilirsiniz: mecburi koşmak, maddi kazanç sunmak veya psikolojik ihtiyaçlara cevap vermek. Maddi kazanç sunmanın bir maliyeti olacaktır. Stratejinizi sadece bunun üzerine kurmak bu nedenle riskli olacaktır. Unutmamak lazım ki, her zaman sizden daha zengin, daha çok teklif edecek bir rakip çıkacaktır. Bu sebeple zor olsa da en doğru yol, manevi sebepler bulabilmektir. Buna verilebilecek en güçlü neden, motivasyon teorilerinde "self esteem" (kişisel itibar) olarak adlandırılan ve teorilerde piramitin en tepesinde yer alan sebeptir. Bir konuyu ilk olarak bilmek, başkaları tarafından bu konuda taktir kazanmak en önemli motivatör olacaktır. "Vay be, Murat'a bak. Bu konuyu da ondan öğrendim" veya "Ayşe o kadar aktif ki, ona ABC şirketi tarafından kişiye özel bilgi gelmiş, o da bize bilgi veriyor" veya "Gmail Ali'ye 100 kişi davet edebilmesi için kontenjan vermiş. O da bana birini hediye etti." dedirtmek kişinin en temel motivasyon aracı olacaktır. Yayıcıların gururunu okşatmak, yapabileceğimiz en garanti taktiktir.



Alma motivatörü, viral kurguların bir diğer elementi. Yayıcıyı yaymak için ikna ettiniz, peki alıcılar neden alsınlar? Bunun için en önemli motivatör, mesajınızın gücü olacaktır. "Bu mesajda bana ne var?" (What's in it for me?) sorusunu muhakkak açık ve etkili bir şekilde cevaplamalıyız. Açık olmalı zira, müşterilerimizin sayısıj pazarlama mesajı içe çevrildiği bir ortamda bizim mesajımıza ayıracak uzun süreleri yok. Etkili olmalı zira, bu kadar çok mesaj arasında sizinkisi en iyisi değilse silinecektir. Alıcılar sizin asıl pazarlama hedef kitlenizdir. Onların da yayıcı olaması, önce alıcı olması ile gerçekleşecektir. Dolayısyla onlara önce alıma motivasyonunu sağlayıp daha sonra yayma motivasyonu sunulmalıdır.

Alma motivasyonlarına en başarılı örnekleri genellikle ürün veya servisin sunduğu maddi nedenlerdir. Örneğin, Gmail'in 3 GB e-mail alanı, hızla tükenen hotmail hesapları, gerçekten çok komik YouTube videoları birer "alma motivatörü"dür.



Üçüncü ve çok kritik bir element ise medyum, yani yayılma ortamıdır. Ortamla ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli özellikler, hızlı yaymaya el verişli olması, geniş kitlelere temas edebiliyor olması ve mesajları çok iyi ve anlaşılır şekilde taşıyabilecek kapasitede (görsel ve içerik olarak) olmasıdır. Internet, bu 3 özelliği de taşımaktadır. Alternatif olarak mobil telefonlar (yaygınlığını daha fazla olmasından ötürü) görülmekle bereber, onların da taşıma kapasitelerinin düşüklüğü (ekran boyutu, SMS karakter sınırı vs) sebebiyle hala internet en güçlü medyumdur. Bu konuda cep telefonlarının dezavantajını ortadan kaldıracak bazı modelleri şu an test ediyorum. Sonuçları ile ilgili verileri yakın zamanda paylaşacağım.

Bu üç elementin bir araya başarıyla geldiği durumlarda, viral pazarlama kurguları geleneksel pazarlama kurgularına oranla, çok daha yüksek geri dönüşlü ve buna rağmen çok daha düşük maliyetli olmaktadır. Unutmamak lazım ki müşterinin dilinden en iyi müşteri anlar ve o dili en iyi müşteri kullanır. Siz yeter ki gerekli şartları sağlayın, yeter.


"


***


 

Son zamanlarda Marketing ile ilgili en çok aranan kelimeler den birisi de “Viral Marketing-Virüslü Marketing” dir.Bende bu konuda çorbada bizim de tuzumuz olsun amacıyla bir iki noktaya deyineceğim.Almanca yayın yapan siteleri taradığımda bir çok yazıyla karşılaşdım.Bunları oturup tercüme edip yorumlama yerine türkçe aradığımda yukarıda okuduğunuzu düşündüğüm “MarketingMa” tarafından kaleme alınmış yazıya ulaştım.Arkadaş çok güzel söylemiş söylenmesi gerekenleri onun için bu konuya tanımsal anlamda daha fazla müdahale etmiyeceğim.

 

Ancak bir sitede çeşitli yeni Marketing trendlerinin kıyaslanmasına dair bir çalışma var.   Robert & Horst ajansı tarafından yapılan bu araştırmada  Viral Marketing,Guarilla Marketing,Affiliate Marketing,Keyword Advertesing,Sms Marketing,Ambient Marketing ,Ranking Marketing gibi “trend” leri birbiriyle karşılaştırıyor.242 Marketing Managers e reklam kampanyanızda hangi Pazarlama yöntemlerini kullanıyorsunuz sorusu yöneltilmiş.Bu çalışma ilk olarak 2003 yılında yapılmış ve daha sonra 2005 yılında tekrarlanmış.Araştırmada 2003 ve 2005 yılları arasındaki “Pazarlama Trend” lerinin birbirine karşı gösterdikleri ivme incelenmiş.Araştırmanın sonnucunda ise “Marketing Mix” olarak bize sundukları “Guerilla Marketing ve Viral Marketing” uygulamalarının etkinliği.Asağıdaki diyagram araştırma sonucunu çok güzel ve yalın olarak aktarıyor:



Image Hosted by ImageShack.us

 

 

Search Engine Optimization ?

wroten by F1R3


SEO (Search Engine Optimization) Nedir ?

Çağımızda internetin akıl almaz bir şekilde gelişmesi şirketleride internet teknolijilerinden azami faydalanmak zorunda bıraktı.IBM in ortaya attığı E-Business uygulamalarıyla şirketlerin iş yapış bicimi tam anlamıyla değişti.İnternet çok güçlü bir iletişim aracı haline geldiği günümüzde, bunun ötesinde internet işlerin yürütüldüğü, rekabet avantajı sağlanan ve gerçek büyüme elde edilen bir ortam haline geldi. Çünkü herkesin her türlü işlemi gerçekleştirebileceği bir araç olarak ortaya çıktı.

 

Fakat internetin bu derece gelişmesi getirdiği avantajların yanında şirketlere bazı yükümlülükler de getirdi.Artık sadece basit bir web sitesi yaparak “Bilgi Çağında” ayakda durulamıyacağı görüldü.Her işin son derece profosyonelce  her zaman daha iyiyi bulmak amacıyla yapılmaya başlandı.İnternet üzerinde rekabaet okadar arttıki şirketler kendi farklılıklarını ortaya çıkartma konusunda zorluklar yaşamaya başladılar.Ve bu durum yakın zamanda da çözüleceğe benzemiyor.Bilginin hızlı yayıldığı zamanımızda gizli saklı hiçbir şey uzun zaman su yüzüne çıkmadan duramıyor.X  şirketin getirdiği yenilikleri Y  şirketi herhangibir sektörde çok geçmeden yakalama imkanına sahipİnternet deiçerik  ve amaçları birbirine benzer binlerce,onbinlerce,yüzbinlerce site.Peki hangi yöntemlerle dikkat çekip müşterileri kendi siteme,hizmetime yönlendireceğim.Bunun tabiki birden çok yolu vardır.Ancak ben burda sizlere son zamanlarda “keyword- anahtar sözcük” lerden arama motorlarında nasıl yararlanacağınızdan bahsetmek istiyorum.

 

2006 yılına geldiğimizde internet kullanıcılarının sayısı 1 milyarı aştı diyebiliriz.Ve internet pazarının dünyanın en büyük pazarı olduğunu söyleyebiliriz.Peki kendi sitemizi birbirine benzer onbinlerce site içinden kullanıcılar tarafından farkedilmesini nasıl sağlayabiliriz ?Örneğin "book" kelimesini googlde arayınca 1 milyona yakın sonuç karşımıza çıkıyor “cd” kelimesini aradığımızda ise bu sayı 1 milyondan da fazla.Book kelimesi arandığı zaman 3.sırada Amazon hemen karşımıza çıkıyor.Örnek dende anlıyacağımız gibi burda önemli olan anahtar sözcüklerle arama yapıldığı zaman arma motorunda ortaya çıkan ilk linkler arasında olmakdır.internet kullanıcıları 20 30 linkden sonraki sonuçlara hemen hemen hiç bakmamaktadır.İlk görüntülenen sayfalar içinde olmak bukatarda kolay bir iş değildir.Bununda kendine göre püf noktaları vardır.

 

Bu ayrıntıları daha iyi anlamak için  Bloofusion danışman firmasının hazırladığı araştırmaya gözatmamız bizim için açıklayıcı olacakdır.

 

 

1.Özet

Bu araştırmada Bloofusion şirketi Almanyada bulunan rastgele seçilmiş 500  şirket üzerinde “yararlılık” prensibini ön planda tutarak bir takım araştırmalar yapdı.Bu araştırmanın sonucunda  araştırılan şirketlerin  sadece 12% si searchengine fonksiyonlarını başarıyla uygulamıştır.

İncelenen şirketlerin çoğunda ise eksi web-design tekniklerinin, ,reklam yaklaşımların ve geri kalmış reklam ajanslarının kullanıldığı tespit edilmiştir.Sadece çok az bir kısmında tam anlamıyla modern searchengine metotlarına rastlanmıştır.

 

2.Araştırılan Şirketler

Bu araştırmada searchengine  de (arama motorlarında) görüntülenen sayfaların sırasını etkileyen faktörler araştırılmıştır.500 şirket www.dmoz.org  adresi içinde finansal karlılığı amaç edinen şirketler içinden rastgele seçilmiştir.

 

3.Değerlendirme kriterleri nelerdir?

Kendi aralarında çeşitli parçalara ayrılan kritik ve kritik olmayan faktörler bu araştırmada parametre olarak alınmıştır.Tespit edilen 4 kritik parametre searchengine (“keyword”) sisteminden yararlanmak için ön koşul olarak belirlenmiştir.Diğer kritik olmayan 5 faktör ise sıralamada baş sayfalarda görüntülenmesini bazı durumlarda  olumsuz etkilemektedir.


3.1 Kritik Faktörler

3.1.1 Link verme

Linkler bir sayfanın değerlendirilmesinde kullanılan en temel verilerdir.Arama motorları bu linklerin popülerliğini kullandıkları çeşitli algoritmalar sayesinde ölçerler.Google bu popülerliği değerlendirmek için PageRank   denilen bir ölçüt kullanıyor. Arama motoru programlayanlar, söyle düşünmüşler eğer bir siteye herkes link veriyorsa bu site iyi bir site olmalı. İnsanların link verdiği site kötü bir site olamaz. İnsanlar kötü siteye link vermez. Bu sebeple çok link verilmiş siteyi üst sıraya taşıyalım diye düşünmüşler.PageRank değeriniz 0 ise hiçbir sayfa size link vermiyor demektir.En fazla PageRank 10 olabilir;buda bir çok site size link vermiş demektir.

 

Araştırma sonucunda ise Pagerank değeri 3 den büyük olan siteler:

Image Hosted by ImageShack.us

Araştırma sonucu ortalama PageRank değeri:

Image Hosted by ImageShack.us

 

3.1.2 İçerik

Web sayfalarının içeriğinin aranan kelimlerle uyumu son derece önemlidir.Buna örnek olarakda bu araştırmada Design-Fertighäuser”  şeklinde bir arama gerçekleştirildiğini varsayalım eğer sitenin içeriğinde „schlüssel fertigen Designhäusern“ yani birbirine yakın anlamda kelimeler olsa bile eşleşme olmadığı için arama sonucunda bu site görüntülenemiyecektir.Yani “keyword” alternatiflerinin düşünülüp arama motorlarına sayfalar tanıtılırken bu ayrıntı gözden kaçmamalıdır.Bir handy(Cep telefonu) kelimesinden türeyen  yaklaşık 700 kelimesin olduğu düşünülürse bu işin nekadar ciddiye alınması gerekliliği göz önündedir.Bu uyuma dikkat eden şirketlerin oranı sadece :

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

3.1.3 Başlık

Arama motorları sayfaları çeşitli sıraya göre ekrana getirirken dikkat ettikleri diğer önemli nokta ise “Başlık” lardır.Başlıklar bir metnin içeriğini en iyi şekilde temsil etmelidir.Bu ayrıntıya dikkat etme oranı ise :

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

3.1.4 Spamming

Bazı web sayfalarında ise içeriklerinde spamm gizlidir.Yani web sayfalarında bulunmayan içerikleri varmış  gibi göstererek arama motorlarına böyle tanıtırlar.Arama motorları bu “trick” leri (hileyi)  spamm olarak alğıladıkları zaman arama motorları sonuçlarının dışında bırakıyor.Araştırma sonucunda çok az oranda da olsa şirketler bu hileli yöntemlere başvuruyorlar:

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

3.2 Kritik Olmayan Faktörler

 

3.2.1 Splash Page / Home Page /Açılış Sayfası

Araştırmaya göre hemen hemen yarıya yakın firma bir home page ile açılıyor ve bize sunduğu linklerle asıl içeriğin bulunduğu gerçek ana sayfaya yönlendiriyor.Bu sonderece gereksiz bir uygulama olarak göze çarpıyor.Çünkü kullanıcıyı böyle “splash page” ler son derece sıkıcı gelir.Loading zamanıda yüksek olan böyle sayfalar kullanıcıyı daha başka linkler  tıklamaya yöneltir.Objektif bir gözle bakarsakda splash page lerin kullanıcıya hemen hemen hiç bir faydası yoktur.

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

3.2.2 Frame (Çerçeve)

Frame  yani bir sayfayı ayrı ayrı bölümlere ayırarak kullanmanın normalde negativ bir etkisi yokdur.Ancak frame kullanılan sayfalarda searchengine ler bazen sorunlarla karşılaşıyorlar.Bundan dolayıdırki kullanılmaması kullanılmasından daha yararlıdır.Araştırmamız da frame kullanma oranı:

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

3.2.3 Dinamik URLs

Bazı arama motorları dinamik url adreslerini indekslemekten kaçınıyorlardı.Bundan dolayı dinamik url kullanımının verimli olduğu söylenemezdi.Ancak google dinamik url leride indekslediklerini duyurdu.Sanırım diğer arama motorlarınında dinamik URL leri indekslediğinde bu bir dezavantaj olmakdan çıkıcak.Dinamik URLs kullanma yüzdesi araştırmamızda :

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

3.2.4 Okunamayan Metinler

Arama motorları sayfalarda bulunan herşeyi hafızalarına alamamaktadırlar.Bunların başında bazı resim formatları ve flash animasyonları gelmektedir.Bunlar arama motorları tarafından okunamaktadırlar,böylece sayfanın görüntülenebilme ihtimalinde azalma olmaktadır.Araştırmamızda bu ayrıntıya dikkat etmeyen şirketlerin / işletmelerin oranı hiç de az değil :


Image Hosted by ImageShack.us

 

3.2.5 Meta Tags

Bu kodlar, arama motorlarına, sitenizle ilgili bilgileri verir. En temel meta etiketleri anahtar kelimeleri ve sitenizle ilgili açıklamayı içerir. Bazı arama motorlarına meta etiketleri olmadan eklenmeniz mümkün olmaz, eklenmeniz durumunda ise arama sonuçlarında doğru yerde listelenemezsiniz.Ne varki Meta Tags larının doğru okunması için bir takım kurallar vardır.Eğer bu kurallara dikkat edilmez ve gereğinden fazla uzun meta lar kullanılırsa arama motorları sayfanızı hiç görüntülemeye bilir.Araştırmamızda 500 şirketin büyük bir çoğunluğu sınıfda kaldığını  bu orandan anlayabilriz :


Image Hosted by ImageShack.us

Meta Tags ları nasıl kullanacağınız hakkında bir fikriniz yoksa bu site   size yardımcı olabilir.

 

4.Sonuç

Araştırmamızın sonucunda belirlediğimiz minimal faktörleri başarıyla uygulayan web sitelerinin oranı ise 12 % dir.

Minimal Faktörler

*Google PageRank > 0

*İçerik ile aranan kelime uyumu

*Başlık ile aranan kelime uyumu

*Arama motorlarını yanıltmak için spamm kullanmamak

 

"Searchengine - Keyword" ?

translated by F1R3



İnternet de sörf yaparken başka bir sayfada gene bu searchengine ve keyword metodlarının neden kullanılması gerektiğini anlatan bir service sunucu firma linkiyle karşılaştım.Firma özetle bu fonksiyonu neden kullanmanız gerektiğini çok iyi açıklamış.



Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us


 

*İnternet kullanıcıların  85% bellirli bir sayfayı bulmak için  google,yahoo gibi searcengine leri kullanmayı tercih ediyorlarmış.

*Ve  90% internet kullanıcıları ilk 30 linkten sonrasına hemen hemen hiç bakmıyormuş.

*Searchengin kullanıcıların 75% de bir malı,hizmeti satın alma isteği varmış.


Resource: Abakus Internet 


Online MARKETING ?

wroten by F1R3



Online Marketing (Electronic -Marketing)

Online Marketing kendi içinde birbirine bağlı çeşitli parçalardan oluşmaktadır.Online Marketing ‘in işlevlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Ürünü ortaya  çıkarmak ,Firmayı orataya çıkarmak(Product Site oder Corparate Site).Reklam Banner larını,Marka yada Firma Logolarını çok takip edilen etkili sitelere yerleştirmek.Müşterilere e-mail ile tanıtım broşürleri yollamak.Ürün  ve Firma odaklı strateji geliştirmek.

Online reklam harcamaların büyük bir kısmı “klasik online marketing” aktivitelerine harcanmaktadır.Klasik online marketing den kasıt Banner ve sponsor linkler ile yapılan online  teklifler,tanıtımlardır.Son zamanlarda aranan kelimeye (Suchwort-keyword) yönelik pazarlama stratejisi oluşturmak pazarlama alanında iyice yayıldı.Burayı birazdaha anlaşılır şöyle ifade edebilirim:

Reklam verenler arama motorlarında ilk gözüken linkler içinde olmak için bu hizmeti sağlayan firmalara belirli bir ücret ödüyorlar, ödenen bu ücret karşılığında ilgili firma linkinin aranma esnasında ön yerlerde bulunmasına çalışılıyor.Mesela bu işle uğraşan x bir firmaya müşterisiden aldığı üçretin karşılığı olarak o firmayı ilk görüntülenen linkler arasına yerleştiriyor.Bizim bir kitap,cd vs satan online bir shop olduğumuzu varsayalım.Arama motoruna cd,müzik,kitap gibi “aranan kelimeleri” yazıldığı zaman bize sunulan hizmetin karşılığı olarak bizim firmamızın linki ilk başlarda yer alıyor.Buda bu hizmeti kullanan firmaların diğerlerine göre birkaç adım önde başlamasına sebep oluyor.Ve genellikle bu hizmeti kullanan firmaların satışlarında belirli bir oaranda artış gözleniyor.



              Image Hosted by ImageShack.us



Avantajları

Online Marketing in avantajlarından bahsetmemiz gerekirse şunları belirtmekde yarar var.Online Marketing satışların,operasyonların,aktivitelerin kontrol edilmesi için direkt,kesintisiz bilgi akışı sağlıyor.Bilgilerin anında ve güncel olması firmalara önemli geri bildirim olanakları sunuyor.Firmalar uygulamaların geri dönüşümünü daha kısa zamanda ve tam olarak analiz edebiliyorlar.Buda onların stratejilerini uygulamadaki başarılarını gözler önüne seriyor.Uygulanan stratejilerde bir eksiklik varsa güncel bilgilerle hata tespiti daha pratik bir hala geliyor.Böylece firma bilği çağında önemli bir artı olan “esneklik” yetisine sahip oluyor.Ve gelişmelere diğer firmalardan daha çabuk ayak uydurabiliyor,böylece yeniliğin öncüsü olarak herkesden önce isteden konumda yerini alıyor.

Aynı zamanda medya analizlerinin gösterdiği üzerine 14 – 49 yaşındaki iyi eğitimli,gelir seviyesi yüksek bireyler interneti daha fazla kullanıyor.Bu kişiler çeşitli siteleri gezdikleri zaman onlara sunulan “online reklamları,teklifleri” inceliyorlar.Ve istekleri doğrultusunda bir ürün,hizmet için satın alma isteğine erişiyorlar.Böylese alıcı kendi isteğiyle bir ürünü yada hizmeti almış oluyor.Bu yolu izleyen bireylere zorla yada göz boyamayla bir şey satılmadığı için satış daha etkileyici oluyor.Yani beklentiler,isteklerle sizin sunduğunuz teklif örtüşüyor.Siz sunduğunuz reklamla var olan bir isteği açığa çıkartmış oluyorsunuz.Yani burada "Permission Marketing" uygulaması gerçekleşmiş bulunuyor.Müşteriyi spam maillerle anlamsız banner ve linklerle bu amaç doğrultusunda yönlendirmek hemen hemen imkansız.Bunun için tam bir “ Permission Marketing” uygulaması gereklitir.Bu kavramın içeriğini derinlemesine öğrenmeniz için size Seth Godin den “ Permission Marketing” kitabını okumanızı tavsiye ederim.


***Seth Godin  “Permission Marketing” adlı kitabında şu tesbitlerde bulunuyor.Permission Marketing:

a)Beklenir:İnsanlar sizden  bilgi beklerler

b)Kişisel:Mesajlar kişiye dönüktür

c)Manalı:Pazarlama cabası kişinin ilgi alanıdır.

 

Permission Marketing  özet olarak sonsuz olmayan insan ilgisini çeşitli teşvikler ile  canlı tutmaya çalışarak potansiyel müşteriyle kurulan bağı,ondan sağlanan enformasyon yapsını gittikçe güçlendirmeyi hedefler.

 

Dezavantajları

Online Marketing in avantajları olduğu gibi dezavantajlarından da bahsedebiliri.En önemli dezavantaji siteleri gezen user lar banner ve anlamsızca sağa sola konulan linklerden duydukları memnuniyetsizlik,spam duygusu.Bu bireylerin ister istemez saçma sapan her yerde karşısına çıkan anlamsız reklamlara antipati duymasına sebep oluyor.Böylece müşteriyi kazanmadan kaybetme olasılığıyla karşı karşıya geliniyor.



                                                                                                                                       Image Hosted by ImageShack.us


Şansları

Online Marketing in diğer reklam alanlarına göre bellirgin bir şansıda günden güne internet kullanıcı sayısının artmasıdır.Bundan dolayıdırki son zamanlarda gazete,dergi,tv,radyo vb reklam alanlarına göre online reklam verme trendi hatrı sayılır oranlarda artmaktadır.Artık reklam savaşları internet oratmına taşdı desek heralde yanlış bir cümle kurmuş olmayız.

 

Kullanım Alanları

Online Marketing uygulamaları Business to Business tarzı yapılan satış ve tanıtım uygulamalarında sıklıkla kullanılır.Bu alanlarda online marketing ürün ve hizmetin detaylı bir şekilde açıklanmasına ve direk-aracısız pazarlanmasına yardımcı olur.Ayrıca interaktiv olarak detaylı informasyonlar online marketing sayesinde vurgulanır.Böylece cross selling (çapraz satış) aktiviteleri daha rahat uygulanır.

Capraz satış : Müşteriye genel satın alma eğilimini analiz ederek birbiriyle ilişkili ürün veya hizmetleri satma stratejisi. İngilizce'de cross selling olarak adlandırılır. Çapraz satış uygulamalarında müşteri eğilimlerini tespit etmek amacıyla genel olarak veri madenciliği adı verilen istatistiksel teknikler kullanılır.


Başarı Kontrolü

Sponsor sitelere koyulan linklerin tıklanma sayısı,bannerlarınız tıklanma sayısı,sitenizin ziyaretçi trafiği,sitenizin logonuzun Hyperlink olarak alınması.


Resource: Cross Media  Zentrum



Was ist mein Ziel ?


wroten by F1R3



Ziel:

 

In diesem Abschnitt werde ich versuche manche Dokumente,die  auf deutch geschrieben sind,zu übersetzen.Ich interesiere mich für Marketing.Darum werde ich oft die Artikel / Aufsatze über Marketing Management ,Wirtschaft,Brand/Marke,Werbung, Public Relations usw übersetzen.

Es ist mein Ziel,die neue Berichte über meinen Bereich zu lernen und  den Menschen etwas erziehen.Damit kann ich  zu turkischen Dokumente in Bereich des Marketing Beitrag zu leisten.Es freut mich sehr,wenn ich es schaffe.

Nun soll ich mit meinem Weg angefangen.Es ist ein grosser Weg für ewig,solange ich in dieser Welt lebe. 

 

 



   

"Translation-Übersetzung-Çeviri"              




Amaç:

 

Bu bölümde  Almanca(bazende ingilizce umarım) yazılmış olan kaynakları Türkçe ‘ye çevirmeye,yorumlamaya çalışacağım .Bundan dolayı ilgi duyduğum  Pazarlama Yönetimi,Ekonomi,Marka,Reklam ve Halkla ilişkiler alanlarında çeşitli metin çevirilerim olacak.

Burdaki amacım türkçe dokümansal olarak  yukarda saydığım alanlara katkıda bulunmaktır.Katkıda bulunurken bir yandan kendim öğrencem bir yandan ise eğer olursa internet de yada başka ortamlarda bilgilenmek isteyen arkadaşlara katkım olacak.Umarım bu hedefime ulaşabilirim.

 

 


Reklam Nedir ? Ne Değildir ?

wroten by www.danismend.com     



Reklamın Amacı Nedir?

 

Reklamın genel amacı; hedef tüketicilere bir ürün veya bir hizmeti duyurmak, ürüne, markaya, işletmeye karşı tüketicilerde olumlu bir eğilim oluşturmayı sağlamaktır. Diğer bir deyişle reklam, doğrudan satış  ya da kar sağlamayı kolaylaştırmaya yönelik iletişim kurmaktır. Buna göre reklam; hedef tüketiciyi, reklamı yapılan ürünün ya da hizmete ilişkin farkında olmamaktan olmaya, reklam mesajını anlamaya, önerilen satış vaadini kabul ile satın alma arzusu yaratarak hedef tüketicileri satın alma davranışına yöneltmeyi amaçlar.

Reklamın beklenen, gerçekleşmesi istenen ana amacı; üreticinin pazara sunduğu ürünün satılmasını sağlamak ya da satışı devam eden bir ürünün pazar tarafından varolan talebini artırmaktır.

Reklamın satış amacı kısa vadede ve uzun vadede olmak üzere iki biçimde görülür. Kısa vadede reklam, tüketicileri motive ederek kısa bir zaman dilimi içinde o mal yada hizmeti satın almaya ikna etmeye çalışır. Uzun vadede ise firmalar reklam sayesinde ürettikleri mal yada hizmetleri tanıtarak, tüketiciye getireceği yararları göstererek o mal ve hizmete karşı talep yaratmayı amaçlar.


Reklamın, ister uzun vadede isterse kısa vadede satış amacını taşısın şu ortak amaçları içerir;


  • Tüketiciyi ya da aracıya bilgi vermek, ürün ya da hizmeti hatırlatmak ve satışa ikna etmek,
  • Mal  ya da hizmetin satışını sağlamak,
  • Toptan ve perakendeci satıcıya yardımcı olmak,
  • Mal ya da hizmete karşı talebi artırmak,
  • Talebin yaratacağı fiyat esnekliğini en aza indirmek.

Satış ve iletişim reklamın ana amaçlarıdır. Ancak bu amaçlardan başka  üreticilerin reklam yaparken elde etmek istedikleri özel amaçlar da vardır. Bunları şöyle sıralayalım;


  • İşletmenin saygınlığını sağlamak,
  • Kişisel satış programın desteklemek,
  • Dağıtım kanallarıyla ilişkileri geliştirmek,
  • sektördeki genel talebi artırmak,
  • Malı denemeye ikna etmek,
  • Malın kullanımını yoğunlaştırmak,
  • Malın tercihini devam ettirmek,
  • İmajı doğrulamak ya da değiştirmek,
  • Alışkanlıkları değiştirmek,
  • İyi hizmeti vurgulamak,
  • Tüketiciyi eğitmek,
  • Önyargı, yanlış ve olumsuz izlenimleri düzeltmek,
  • Piyasaya egemen olmak ve monopol yapıya geçmek,
  • İşletmenin prestijini artırmak.




Reklam Nedir? Neden Önemlidir?

Pazarlama iletişimi öğeleri içinde üzerinde en çok konuşulan ve belki de kendisinden en çok şey beklenen reklamdır. Reklam gerek üreticiler gerekse de tüketiciler için önemli bir unsur haline gelmiştir.

Reklamın bu kadar önem kazanması ve günlük hayatın içine bu kadar girmesi farklı açılardan bir çok tanımının yapılmasına imkan sağlamıştır.

İletişim açısından reklam: ‘Bir işin, bir fikrin, bir ürün veya hizmetin para karşılığında, kitle iletişim araçlarının denetiminin kullanılmasıyla, önceden belirlenen hedef kitlede istenen yönde tutum ve davranış sağlama faaliyetleridir.’

Tüketici merkezli yaklaşımlar açısından reklam: ‘Tüketiciye, üretilen ürün ve hizmetler hakkında yeterli ve doğru bilgiyi çeşitli kitle iletişim araçlarıyla iletmektir.’ Bir başka görüşe göre ise, reklam: ‘Bir ürünün veya hizmetin, bir kurumun, bir kişinin veya fikrin kimliği belli sorumlusunca tarifesi önceden belirlenmiş bir bedel ödenerek, kitle iletişim araçları ile kamuoyuna olumlu bir biçimde tanıtıp, benimsetilmesidir.’

Amerika Pazarlama birliğine göre reklam: ‘Bir malın, bir hizmetin, veya bir fikrin bedeli verilerek ve bedelinin kimin tarafından ödendiği anlaşılacak biçimde yapılan ve yüz yüze satış (kişisel satış) dışında kalan tanıtım etkinlikleridir.’

Reklam, iletişim amacını gerçekleştirmeye yönelik bir araçtır. Bu doğrultuda reklam; üretici firmaların tüketici ya da aracı kuruluşlara ürünleri, hizmetleri, hizmetlere, ilişkin bilgi vermesini sağlayan ve güdüleyerek ürünün tüketicisi veya satıcısı olmaların sağlayan bir süreçtir.

Reklam, bir işletmenin ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleleri satın alma eylemine yöneltmek ve işletme imajını bu kitleler üzerinde oluşturabilmek için medyada yer ve zaman satın alma yoluyla gerçekleştirdiği enformasyon ve ikna etme faaliyetleridir.

Reklam ele aldığı mal ve hizmetleri hoşa giden tarafları ile tanıtarak kişilerde yeni ihtiyaçlar yaratmayı amaçlar. Ancak bu talep yaratılırken yüz yüze iletişim yerine büyük kitlelere aynı anda ulaşabilmek için kitle iletişim araçlarını kullanmaktadır.

Tüm bu tanımlardan hareketle reklamcılığı şöyle tanımlayabiliriz; bir mal veya hizmetin sürüleceği piyasası ve bu mal veya hizmetin alıcısı olacakları tarafından  tanınması için yapılacak araştırmalar, reklam amacının, reklam giderlerinin ve mesaj türlerinin tasarlanması,  reklam bütçesi, reklamın ne zaman yapılacağı, hangi iletişim araçlarının kullanılacağı konusundaki kararlar ve reklam içeriğinin hazırlanması gibi faaliyetlerin bütünüdür.

Neticede bu bilgilerden yararlanarak reklamın özelliklerini şöyle sıralamak mümkün;

  • Reklam, pazarlama iletişimi içersinde yer alan bir öğedir.
  • Reklam, belirli bir ücret karşılığında yapılır.
  • Reklam, reklam verenden tüketiciye (hedef kitleye) doğru akan bir iletiler bütünüdür.
  • Reklam, bir kitle iletişimidir.
  • Reklamı yapan kişi, kurum ve kuruluş bellidir.
  • Reklam ile tüketici bilgilendirilmeye ve ikna edilmeye çalışılır.
  • Reklam mesajlarında mallar, hizmetler, vaatler, ödüller ve sorunlara çözümler vardır.
  • Reklam, diğer pazarlama iletişimi öğeleri ile işletmenin belirlediği pazarlama stratejisi doğrultusunda saptanan pazarlama hedeflerine ulaşmak için koordineli olarak çalışır.

 



Reklam Çeşitleri Nelerdir?

 

Reklamı pek çok değişik bakış açılarına ve değişik ölçütlere göre sınıflandırmak mümkündür. Genel kabul görmüş ölçütlere göre sınıflandırılmış reklam çeşitleri şöyledir;

Yapanlara Göre;

  • Üretici reklamı
  • Aracı reklamı
  • Hizmet işletmesi reklamı

Amacına Göre;

  • Birincil talep yaratmayı amaçlayan reklamlar
  • Seçici talep yaratmayı amaçlayan reklamlar

Hedef Kitlesine Göre;

  • Tüketicilere yönelik reklamlar
  • Dağıtım kanallarına yönelik reklamlar
  • Endüstriyel reklamlar

Taşıdığı Mesaja Göre;

  • Mal reklamı
  • Kurumsal reklam

Zaman Kriterine Göre;

  • Hemen satın aldırmaya yönelik reklamlar (Doğrudan reklamlar)
  • Uzun dönemde aldırmaya yönelik reklamlar (Dolaylı reklamlar)

Coğrafi Kritere Göre;

  • Bölgesel reklam
  • Ulusal reklam
  • Uluslararası reklam
  • Global reklam


E-Business ve B2B’nin ABC

wroten by http://www.diyalog.com


E-Business (E-İş) nedir ?

E-Business kelimesinin tanımı : Müşteri, tedarikçi ve iş ortaklarınız ile internet üzerinden bağlanarak çalışmaktır. Bu çalışma biçiminin amacı ise mevcut iş yapma yöntemlerini değiştirerek daha hızlı ve verimli bir ortam yaratmaktır.Bu hedefe ulaşabilmek için şirketler, kendi bilgisayar sistemlerinde bulunan bilgileri paylaşıma açmalı, elektronik ortamda evrak alış-verişi yapabilmeli, işlerini yürütmek için gerekiyorsa web sitelerinden satış veya internet üzerinden satınalma işlemlerini gerçekleştirmelidir.“Kısacası E-Business ortamına geçmek isteyenler daha açık ve şeffaf olabilmeyi göze almalı, bilgisayar sistemlerini bu hedefi destekleyecek noktaya taşımalıdır.”

 

E-Commerce (E-Ticaret) nedir ? 

E-Commerce, internet üzerinde ürün ve hizmetlerin alınıp satılmasıdır.

E-business ile e-commerce arasında ne fark var ?

Bazen bu iki terim değişimli kullanılmaktadır. Aslında E-Business kendi içinde E-Commerce faaliyetlerini de kapsar. Bunun yanında iki tarafın her türlü bilgi paylaşımını da içerir. Örneğn üretim yapan bir firmanın müşterisi olarak size ait siparişleri, bunların üretim hattı içindeki

durumunu veya o ana kadar yapılmış kalite test sonuçlarını görmek isteyebilirsiniz. Aynı firmanın web üzerinden satış yapan bir bölümü var ise bu kısımdan da bazı malzemeleri satın alıyor olabilirsiniz.

 

B2B, B2C nedir, ne farkı var ?

B2B : Business To Business

B2C : Business To Consumer

 

Bu iki terimin arasındaki fark müşterinin kim olduğudur. Genel olarak müşteriler şirket olduğunda B2B, müşteriler şahıs olduğunda ise B2C terimi kullanılır.

 

Örneğin bireylere kitap satan bir internet sitesi B2C tarzında, sanayi şirketlerine kimyasal malzeme satan bir şirket ise B2B tarzında çalışmalıdır.Müşterinin kim olduğu göründüğü kadar basit bir ayrıntı değildir. Çünkü müşteri bir başka şirket olduğunda ortada çözülmesi gereken 2 konu vardır :


 

 

B2C şeklinde çalışmanın güçlükleri nelerdir ?

 

Son 5 yıl içinde internet üzerinde satış yapan ve çok hızlı büyüyen (örneğin amazon) şirketler herkesin dikkatini çekti ve bir çok yatırımcı bu işe girdi. Ancak daha sonra büyük bir kısmı başarısız oldu. İşte bu başarısızlığı yaratan nedenler :

 

1. Sitenizin trafiği size para kazandırmaz, sadece alışveriş edenler kazandırır: Bunun için sitenizin çalışma hızı, gezinme kolaylığı, alışveriş emniyeti, ödeme aşamalarının

kısaltılması, e-mail kampanyaları ile desteklenmesi gerekir.

 

2. Müşteri sadakatinin sağlanması : Müşterinizin tekrar tekrar sizi tercih etmesi için

verilen tüm servislerin doyurucu olması gerekir, çünkü internet üzerinde çok sayıda

başka site sadece bir tuş mesafesindedir. Bunun için interaktif uygulamalar, kullanıcıya göre otomatik düzenleme, alışkanlıklarına göre yapılan tavsiyeler, gerektiğinde telefon desteği gibi müşterinin işini kolaylaştıran hizmetlerin tümü gereklidir.

 

3. Alınan siparişi teslim etmek : Internet ortamında alınan, teslim tarihi belirtilen bir

siparişi söz verdiğiniz gibi teslim edebilmelisiniz. Bunu başarabilmek göründüğü kadar

kolay olmadığı için tedarik sisteminizin tümüyle buna uygun düzenlenmiş olması gerekir.

 

B2B şeklinde çalışmanın  güçlükleri nelerdir ?

 

B2B için önce paylaşabilecek doğru bilgi ve paylaşma isteği olmalıdır, sonrası teknolojik yatırımdır.

 

Paylaşılabilecek Doğru Bilgi Nedir ? : Varsayın ki müşterileriniz size hiç sormadan stoklarınız hakkında bilgi alabilmek istiyor. Bu durumda sisteminizden çıkacak her rapor her zaman doğru ve açık olmalıdır (çünkü ortada rakkamları yorumlayacak sizin şirketinizden hiç kimse yok, müşteriniz ekranında ne görüyorsa ona inanacaktır ...)

 

Paylaşma İsteği Nedir ? : Bugünkü çalışma kültürümüzde şirketimizin dışındaki herkes bir yabancıdır. Bir yabancının bize ait olan (elbette izin verdiğiniz ölçüde) bilgiye bize sormadan doğrudan ulaşmasını kabul etmek kolay değildir.

 

Teknolojik Yatırım : B2B ortamında çalışmak isteyen bir şirket, hem yazılım hem de donanım sistemini buna

uygun hale getirmelidir. Şirket öncelikle kendi içinde bilginin hızlı ve doğru dolaşımını sağlamalı, bir sonraki aşamada ise bu bilginin bir kısmını müşteri, tedarikçi ve iş ortakları ile paylaşmanın yollarını geliştirmelidir. Bunun için tüm işlemlerin oldukları zaman ve yerde en az hata ile işlenebilmesi gerekir.

 

B2B şeklinde çalışmanın faydaları nelerdir ?

 

Uygulama güçlüklerine karşı B2B ortamı her iki tarafa da önemli faydalar sağlar, bunların en önemlisi her zaman gerçek bilgi ile hareket edebilmektir.

 

Diğer faydaları ise :

 

    * Müşteri talepleri daha hızlı değerlendirilir

    * Ürünler pazara daha hızlı sunulabilir

    * Bürokratik işlemler azalır

    * Stoklarınızın devir hızı artar

    * Müşteri memnuniyeti artar

    * Tedarikçilerin sizin planınıza uyumu artar

    * Satınalma maliyeti düşer

    * Sistem içi disiplin artar

 

B2B uygulaması ne kadar yaygın ?

 

Şu anda çok değil. Ancak bu sizi yanıltmasın, çünkü B2B uygulamaları lineer bir artış izlemiyor. Artış katlanarak gerçekleşiyor. Örneğin ABD’de 2000 yılında gerçekleşen B2B iş hacminin “406 milyar ABD Doları” 2004 yılına kadar 509 kat artarak “207 trilyon ABD Doları” noktasına ulaşacağı tahmin ediliyor (Forrester Research Inc).

 

B2B çalışma ortamının salgın hastalık gibi yayılacağını tahmin etmek güç değil, çünkü olay zincirleme reaksiyon halinde gelişiyor. Örneğin 300 tedarikçi ile çalışan ve yaptırım gücü olan bir şirket bu alanda bir adım attığı an arkasından 300 firmayı da sürüklüyor (yeni koşullara uyum sağlamayanlara ne olacağını tahmin edebilirsiniz).Bir süre sonra ise, B2B ortamına geçen bu tedarikçiler çalıştıkları diğer şirketlerin (müşteri veya kendi tedarikçileri) kapısını çalmaya başlıyor. Bunun nedeni ise, iki farklı çalışma biçiminin uzun süre aynı şirket içinde izlenmesinin daha pahalı olacağıdır.Bu zincirleme reaksiyon bir kez başladı mı durdurmak veya direnmek mümkün değil, çünkü gerçekten de maliyet avantajı, sürat ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlıyor; bu nedenle de bir moda veya gelip geçici bir akım değil.

 

B2B için ilk adımlar ne olabilir ?

 

Satınalma tarafında :

Katalog üzerinden satış yapabilen siteleri ve fiyatları incelemeye başlayabilirsiniz. Örneğin ofis ve bilgisayar malzemelerinizi yavaş yavaş bu kanaldan edinebilirsiniz. Çünkü bu tür malzemelerin tedariki hammaddeler kadar kritik ve karışık değildir. Bu arada satınalma siparişlerinizi e-mail aracılığı ile göndermeye de başlayabilirsiniz. Tedarikçilerinizin bu yönteme adapte olması çok zor olmayacaktır (bu sayede kağıda bas, faks gönder, dosyala gibi adımlarınız azalacaktır).

 

Satış tarafında :

Bu kısımda ne yapacağınız büyük oranda müşterinizin isteğine bağlıdır. En basit uygulamalar siparişlerin teyit edilmesi (e-mail aracılığı ile olabilir), fiyatlarınızın web sitesinde yayınlanması, ürün

stoklarınızın veya yakın zamanda stoklarınıza girecek olanların (ürettiğiniz veya satın aldığınız) miktar ve zaman tablosunun web sitenizde yayınlanması, servis taleplerinin veya şikayetlerin internet ortamında alınması olabilir.

 

B2B için  sonraki adımlar ne olabilir ?

 

Malzeme ihtiyaç planlarınızı paylaşabilirsiniz. Tedarikçileriniz sizin planınızı izleyerek otomatik malzeme sevk edebilirler (elbetteki kritik ve güvenilir tedarikçileriniz).Internet sitenizde ihaleler düzenleyebilirsiniz veya satınalma listenizi yayınlayarak onaylı

tedarikçilerinizin doğrudan fiyat – süre – miktar tekliflerini toplayabilirsiniz.Siparişlerinizi elektronik ortamda yollayabilir, cevapları da aynı tür ortamda geri alabilirsiniz (bu sayede kayıt işlemlerinde sürat ve tasarruf sağlarsınız).Kendinize ait siparişleri tedarikçinizin sisteminde hiç kimseye sormadan izleyebilirsiniz.Karşılıklı mutabakatı doğrudan, kimseye sormadan yapabilirsiniz.Karşılıklı olarak mühendislik veya kalite bilgilerinizi paylaşabilirsiniz.

 

B2B sizin şirketinizde kimin işi ?

 

WEB sitenizin tasarımı, uygulanışı “bilgisayar bölümünüzün” veya “satış bölümünüzün” bir projesi olarak başlamış olabilir. Ancak durum değişmektedir.WEB siteniz yeni ekonomide yeni bir iş yapma platformu olacaktır. Şirketinizin iş kararlarını kim veriyor ise bu projenin başında da “o” olmak zorundadır. Çünkü B2B amacı ile hazırlanacak web siteleri için teknolojik bilgiden çok “iş bilgisi” gereklidir (e-business kelimesinin “e” harfini atarsanız geriye sadece “iş” kalır).

 

B2B uygulaması şirketinizde nereden başlar ?

 

B2B projelerinin başını genellikle “satınalma bölümü” çeker; çünkü :

 

Satınalma bölümünüz, tüm tedarikçileriniz için “müşteri” anlamına gelir. “Müşteri” olmak satıcı olmaktan çok daha güçlü bir pozisyon olduğu için isteklerinizi karşı tarafa daha  kolay aktarabilirsiniz demektir.

 

En Çok Görülen Geçiş Sırası




 

 

Nasıl bir yazılıma ihtiyacınız var, ne kadar sürebilir ?

 

Yazılım ve uygulama süresi yapacağınız işe ve hedeflenen entegrasyona göre değişir. Bu sayfayı takip eden 4 sayfada 4 farklı uygulama ve entegrasyon seviyesi için örnekler verilmiştir.Süre kısmındaki tahminler “minimum” ve ortalama büyüklükteki işler içindir. Burada unutulmaması gereken bunların uygulamaya başlangıç süresi olmasıdır. Uygulama başladıktan sonra ise geliştirilme ve güncelleme çalışmaları için kaynak ayrılmalıdır.

 

 

Nasıl bir yazılıma ihtiyacınız var, ne kadar sürebilir ?

 

 

 

Nasıl bir yazılıma ihtiyacınız var, ne kadar sürebilir ?

 

 

 

Nasıl bir yazılıma ihtiyacınız var, ne kadar sürebilir ?




 

 

Nasıl bir yazılıma ihtiyacınız var, ne kadar sürebilir ?




 

 

Çalıştığınız firmalar B2B için hazır değil ise ?

 

Bugünlerde B2B konusunda adım atan firmalar başlangıçta tek başlarına olacakdır (zaten herkes hazır olsa idi siz sona kalmış olurdunuz), ancak başladıktan sonra göreceksiniz ki etrafınız kalabalıklaşacak.

 

B2B uygulamaları çevrim içine giren herkese kazandırır, dışında kalanlar ise bir süre sonra daha az iş yapmaya, daha fazla taviz vermeye mecbur olacakdır.

 

Hedeflediğiniz entegrasyon seviyesi kendi içinizde MRP / ERP veya CRM çalışmaları gerektirecek ise zaten yapacağınız yatırımın büyük bir kısmı firmanızın içinde kalacak, harcayacağınız zamanın büyük bir kısmı bu çalışmalar için olacaktır. Eğer bu alanda hazır iseniz, B2B uygulamalarına geçmek için yapacağınız yatırım da o ölçüde küçük olacaktır.

 

Eğer yaptığınız planda sizinle çalışan firmaların kendi yazılımlarını değiştirmesi, veya onlara ekler yapması gerekiyor ise hem onlara teknik yardımda bulunmanız, hem de onları teşvik etmeniz gerekebilir.

 

 

 


E-Business


wroten by Hürriyet



IBM, şirketlerin işleri içindeki tüm kesimleri etkileşime sokacak yeni bir kavramı ortaya attı, e-business. Bu, internetin de üzerine çıkan bir kavram. Müşteriler çalışanlar, satıcılar ve tedarikçiler intranet, extranet ve internet yoluyla birbirine bağlanıyor.

E-business kurum ve kişilerin iş yapış biçimini baştan aşağı yeniliyor.

İnternet çok güçlü bir iletişim aracı. Bunun ötesinde internet işlerin yürütüldüğü, rekabet avantajı sağlanan ve gerçek büyüme elde edilen bir ortam haline geldi. Çünkü herkesin her türlü işlemi gerçekleştirebileceği bir araç olarak ortaya çıktı.

Yani şirket içinde çalışanların aralarında gerçekleştirdikleri işlemler ya da bir tedarik zinciri üzerindeki üretici, distribütör, bayi ve tüketici arasındaki işlemler. Buna, devlet ve halk, öğretmen ve öğrenci, doktor ve hasta arasındaki tüm süreçler de eklenebilir.

Dünyanın en büyük bilgi teknolojisi şirketlerinden IBM, bu aşamada yeni bir kavramı ortaya çıkarıyor; e-business (e-iş). IBM Türk Danışman İletişim Uzmanı Gül Deriş'le e-business konusunda söyleşi yaptık.


YENİ BİR DÜZEN


E-business nedir?

E-business internet demek değil. Onun üzerine çıkan bir kavram. Kritik iş süreçlerini o iş sürecine dahil olan tüm kesimlere, yani müşteriler çalışanlar, satıcılar ve tedarikçilere intranet, extranet ve internet yoluyla bağlayan bir düzen. E-business kurum ve kişilerin iş yapış biçiminde köklü bir değişiklik demek. IBM'in şu anda doğmakta olan internet ekonomisi içinde kendini belirlediği stratejik rota. Kuruluşların bu yeni oluşum içindeki yerlerini alabilmesi iş süreçlerini e-business'a dönüştürmelerine bağlı. Geleceğin dünyası, işlerini e-business'ın olanaklarını kullanarak yapan, bu hıza ve gelişmeye ayak uyduran kurumların olacak. Bu bir hayatta kalma şartına dönüşecek.


E-business iş süreçlerini nasıl dönüştürecek?

Bu sürecin üç halkası var. Birincisi, e-business müşteri ilişkilerinin yönetimini sağlayacak. Bundan kuruluşların kendileri için en karlı müşterileri belirlemesini, seçmesini, kazanmasını ve elinde tutmasını anlıyoruz. İkincisi tedarik zincirinin yönetimini sağlayacak. Doğru ürünün, doğru yere, doğru zamanda ve en düşük maliyetle teslim edilmesine imkan verecek. Üçüncüsü, e-business'la sık sık karıştırılan fakat onun yalnızca bir alt kümesi olan e-commerce (e-ticaret) alanında kuruluşların daha kişiye özgü ve yüksek kaliteli bir alışveriş ortamı yaratmalarını sağlayacak.


FIRSATI YAKALAYIN


E-business ile yakalanan fırsatlar nedir?

E-business uygulaması halen yapmakta olduğunuz şeyleri daha kolay yapmanızı sağlayacak bir araç. Düşük maliyet demek.

Örneğin şubeden şubeye gerçekleştirilen bir işlem bir bankaya 1.07 dolara mal olurken aynı işlem internet üzerinden 1 cent'e mal oluyor. Müşterilerinizin online olarak bir hesaptan diğer hesaba para aktarması, sizden sipariş ettiği malın sevkiyatı ile ilgili son durumu anında görebilmesi, yakınındaki dükkanlarda bulamadığı malı internete girip satın alması... Bunların tümü bir uygulamanın ötesinde şeyler ifade ediyor. Daha iyi hizmet, daha fazla ve daha iyi seçim şansı gibi.

Bu fırsatlar nasıl sağlanacak?

Öncelikle planlama gerekiyor. İşte IBM burada devreye giriyor. IBM'in vizyonu e-business. IBM hem müşterilerinin yaptığı işlerle ilgili bilgi birikimine sahip, hem de e-business'in tüm potansiyelini devreye sokacak çözümleri tasarlayacak, uygulayacak ve ayakta tutacak beceri ve kaynakları var. (www.ibm.com/e-business)


E-business fırsatları


E-TİCARET

Online alışveriş en çok bilinen e-business fırsatı. IDC/LINK araştırmasına göre 2001’de e-ticaret bugünkünün 20 katı olacak. IMB'in Net.commerce çözümü birçok küçük ve büyük ölçekli şirketin milyonlarca dolar kazanmasını sağlıyor. E-ticaretin çok daha büyük gelecek vaad eden boyutu business-to-business yani bir firmanın başka bir firmayla yaptığı e-ticaret.

EXTRANET

İnternete dayalı müşteri hizmetleri yalnızca müşterilerin değil, hissedarların memnuniyetini de artırıyor. Müşteri sizi aradıktan sonra 15 dakika hatta bekletip zaman harcatmak dönemi bitiyor. Onun yerine online olarak doğrudan kendi bilgilerine ulaşma olanağı veriliyor. Bu uygulama müşteriye zaman, şirkete ise para kazandırıyor.

İNTRANET

Anlamı şirket çalışanları tarafından ve şirket içinde kullanılan e-business uygulaması. E-mail insanların birbirleriyle daha verimli çalışmaları konusunda e-business sistemlerinin sağlayabileceklerinin yalnızca küçük bir parçası. Şirketler artık yeni çözümler sayesinde elemanları, tedarikçileri, bayileri ve müşterileriyle ilişkilerine yeni bir boyut getiriyorlar.

 


E-Commerce , E-Business


wroten by PazarlamaYonetimi



Elektronik ticaret işlemleri tüm sektörler ve iş alanları üzerinde uygulama alanı bulmuştur. Yerel ağlar (Kurum içi Intranet ağları) ve açık ağlar (Internet) kullanılarak yapılabilecek iş süreçleri aşağıdaki gibi çok geniş bir ağa ve uygulama sahasına sahiptir.


1-) Üretim planlaması yapma ve üretim zinciri oluşturma.
2-) Mal ve hizmetlerin elektronik alışverişi.
3-) Elektronik ortamda üretimi ve sevkiyatı izleme ve kontrol etme.
4-) Reklam, tanıtım ve bilgilendirme.
5-) Sipariş alma-verme, anlaşma-sözleşme yapma.
6-) Elektronik banka, finans, kredi işlemleri ve fon aktarımı, para transferleri.
7-) Elektronik ortamda konşimento gönderme, gümrükleme.
8-) Ortak tasarım ve ürün geliştirme. Buna bağlı tüm mühendislik uygulamaları.
9-) Elektronik para ile ilgili işlemler.
10-) Elektronik hisse alışverişi ve borsa.
11-) Ticari kayıtların tutulması ve izlenmesi.
12-) Müşteriye doğrudan pazarlama.
13-) Elektronik ortamda kamu alımları ve tüm e-devlet uygulamaları.
14-) Dijital içeriğin anında dağıtımı, anında içerik, bilgi oluşturma ve aktarma.
15-) Elektronik ortamda vergilendirme.
16-) Fikri, sınai ve ticari mülkiyet haklarının korunması ve transferi.
17-) Dijital e-imza, elektronik noter gibi güvenilir üçüncü taraf işlemleri


Görüldüğü gibi e-iş süreçlerinin uygulama alanı neredeyse sınırsızdır. Geleneksel olarak yapılan tüm bu işlerin elektronik ortama aktarılıp, dijital ve on-line işlemler dahilinde daha yüksek kalite, verimlilik ve düşük maliyetle yapılmasına olanak sağlar.

 

 

 

E-ticaret girişimleri günümüzün rekabet ortamında avantaj arayan firmalar için maliyette azalma, gelir artışı ve etkin işletme çözümleri getiriyor. Halen süren ekonomik gerileme, tutumlu yöneticileri ve iş sahiplerini bile daha derin ve içerikli e-pazarlama yöntemlerini araştırmaya yönlendirdi. Araştırma firması Gartner'a göre önümüzdeki iki üç yıl gerçek e-ticaretin gelişimine sahne olacak. Erken internet dalgalanmasını geride bırakacak olan firmalar, e-ticaretin faydalarını gündelik iş hayatının bir parçası haline gelip optimize oldukça daha iyi yaşayacaklar.
Gerçekten de pek çok şirket artık eski katalog tipi web sitelerini yeni web alışveriş vitrinlerine çeviriyorlar. Bu siteler bütün alışveriş fonksiyonlarını yerine getirmenin yanısıra ayrıca bazıları ileri seviyede müşteri ilişkileri stratejileri programlarını da bu sitelerle birleştirip sitelerinin içeriğini müşteri ihtiyaç ve tercihlerine göre işlemeye izin veriyorlar.
İş alanınıza uygun e-pazarlama çözümlerini içsel yönetim prosesleri ile uyumlaştıran, iç ve dış iletişimi geliştiren firmalar şu avantajlarla karşılaşıyor:


1-) Düşük işletme giderleri
2-) Çalışanlarda üretkenlik artışı
3-) Stok yönetiminde gelişmeler
4-) Ortaklarla daha derin ilişkiler
5-) Evrimleşen pazarlara hızlı yanıt, aynı ürünü daha ucuzlatma imkanı, yeni ürünleri ve değişen müşteri tercihlerini takip
6-) Müşteri sürekliliğinde ve yoğunluğunda artış
7-) Daha güçlü marka adı




« Önceki :: Sonraki »